
BUGÜN BU SATIRLAR ANTU.COM'un EDİTÖRÜNE AİT
… Kaybettiğimiz maçlar sonrasında ben de çok ağladım. Ama benim ağlamamın sebebi başkaydı. O zamanlar Fenerbahçe iyi futbol oynamıyordu, maçı kazanma umudumuz olmadan çıktığımız maçlar vardı, stadımız çok kötüydü ve bir paralı başkan çıkar Fenerbahçe’yi toparlar mı? diye birbirimize sorardık…O günler geride kaldı…
Maçlar kaybedilebilir. İstemeseniz de kaybedebilirsiniz…Bence spor kulüplerinin asıl kaybetmemeleri gereken duruşlarıdır.Ezeli rakiplerimiz yaptıkları ittifaklarla bu sene bizim gözümüzde tüm saygınlıklarını kaybettiler. Açıkçası saygınlıklarını kaybetmelerini geçtik. İşi komediye döktüler…
Yavuz Sultan Selim’e bir mücevher sandığı hediye gelir. Sandığı açan Selim, sandığın yarısına kadar mücevher, yarısına kadar dışkı olduğunu görür. Herkes aynısını hatta daha beterini yapalım derken, Yavuz herkesi susturur, bir sandık da o hazırlar, elçi ile karşı tarafa yollar.Sandığı açan diğer taraf, sandığı açınca şaşırır. Sandık mücevher ve lokum doludur. Bir de mektup çıkar sandıktan..Şöyle yazmaktadır… “Herkes yediğini ikram eder”
Bize sadece kin beslemeleri, her haklı galibiyetinize gölge düşürmeleri bu yüzden. İlkokulda okuduğumuz kümeler gibi, birleşip, kesişip şekil değiştiriyorlar ama büyümüyorlar.
Bizim yüreğimizde ise sadece sevgi var…Bu yüzden biz tebrik ederiz Beşiktaş’ı…Çünkü sevgi büyütür, kin yok eder…İşte biz o yüzden en büyüyüz, İşte biz o yüzden büyümeğe devam ediyoruz…
İki hafta sonra şampiyon olduğumuzda, kimse bizi tebrik etmeyecek…Bunu da biliyoruz… Çünkü herkes hissettiğini ikram eder….
Beterin beteri vardır merak etmeyin… Bu maçı kaybetmemiz iyi bile oldu… Allah muhafaza ya Beşiktaş’ın attığı ilk iki goldeki faulleri biz yapıp golleri biz atsaydık…Ne olurdu halimiz? Ben söyleyeyim ne olacağını Beşiktaş’tan dört futbolcu hakeme saldırır, üçü atılır. Haklı galibiyetinizin içine edilirdi… Sevinemezdiniz bile… O yüzden tüm bunları boş verin…
Biz sadece sevmeye, büyümeye ve çubuklu kalmaya devam edelim…
Çubuklu Kalın