So you think you can tell... heaven from hell...

13 Mayıs 2006

Anneler günü bu sefer pek "boş" değil


Bizi kastediyorum elbette. İnsanın kendi çocuğu olmadan, kendisine verilen emeğin değerini kavraması çok kolay değilmiş. İlke kendi fotoğrafını "telif"li verdiği için korsan bir açıkgünlük olarak yukarıdaki fotoğrafı kullanmayı tercih ettim. Ben çocukken anne babama çok minnetkar değildim. "Ben mi verdim beni doğurma kararını, siz vermişsiniz bakacaksınız, çekeceksiniz elbette" derdim. Aslında bir bakıma haksız sayılmazdım ama bu kadarı da biraz "vefasızlık" sayılır. Doğana kadar çok zor değil aslında. Hamilelikte sen nereye çocuk içerde, oraya. Ama sonrası, hele bizimki gibi "duble" olunca ışığımız ilk aylar sönmüyordu. 24 saat hareketlilik vardı evde. İnsan yavrusunun muhtaçlığının başka herhangi bir memelide olduğunu düşünmüyorum. Bakmazasan ölür bebek. Ama diğerleri direk yürümeye, en azından kendi kendine beslenmeye başlayabiliyor. Bebeğinse emmeyi bile öğrenmesi gerekiyor. Doğar doğmaz "aman da bebeğime aşık oldum" hikayeleri de yalan. Sevgi emek, zaman işiymiş. Zamanla seviyor insan, karşılığını buldukça da çoğalıyor. Baba çocuğunu ne kadar sevse ilgi gösterse de annenin yeri hep ayrı. Ön sırada normal olarak. Mahkeme bile mecbur olmadıkça boşanan çiftlerde çocuğu anneye veriyor. Çocukla anne arasında hep özel bir bağ var. O yüzden bence. Bunları bilemezdim. Ama öğrendim. Anneleri daha iyi anlıyor, minnet duyuyorum, hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum. Anneler gününüz kutlu olsun. Daha bu duyguyu tatmayan/ tadamayanlar: Çok gecikmeyin.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home