So you think you can tell... heaven from hell...

23 Eylül 2006

Sensiz hayat "zorunlu hareketler"

O kadar

LOST kaçırılırmıymış, neyse yakaladık


2004'te başla sen, 2005'te ikinci sezonu patlat, 2006'da üçüncü sezona koş. Toplam 47 bölüm her biri 40 dakikadan az değil. Harcanan paranın haddi hesabı yok zaten. Robinson Crusoe, Castaway(Tom Hanks) ile Survivor birleşmiş, biraz da bilinmeyen canlılar (The Village, v.b.) havası, insanların geçmişlerine git, gel. Süper olmuş. Dün gece ilk 4 bölüm 160 dk. izledik gece 02:30'da maymun olup yattık. Elimizde 1.sezon full, ikinci sezonun da ilk 9 bölümü var Ekin ve Serdar sağolsun. Devamı olanlardan bağış kabul edilir. Zaten LOST meselesini hafiften bir "google" edince nasıl bir gaflet ve dalalet içine düştüğümüzü anladım. Mazeretimiz var, kızların en "felaket" dönemleriydi. Ancak kendimizi topluyoruz zaten! LOST'u izlemediğimizi duyunca Ekin'in yüzünde beliren "Ayda mıydınız, nerdeydiniz kardeşim" bakışından mühüm birşeyleri kaçırdığımızı anlamıştım zaten. Bilmiyorum izlemeyen var mı, varsa eşeklik etmeyin izleyin. Daha fazla meraklıysanız : http://www.lostpedia.com/wiki/Main_Page Bu arada afiş 3.sezona ait, sanırım Ekim ya da Kasımda başlayacak.

19 Eylül 2006

Adana'da olacağım

Doğumgünümü hatırlayan, hatırlamayan, kutlayan, kutlamayan herkese teşekkür ederim. 32 bitti, 33'e başladım. Aile ortalamasına göre "yolun yarısı"nı geçmiş bulunuyorum! Karina'da başlayan "kutlama"lar ertesi gün Yakamoz'da bitti.
Birkaç günlüğüne Adana/ Mersin'de olacağım. Şalgam ya da kebap istemeyin, sanırım vaktim olmaz, ama İzmir'de olana, İzmir'e gelene severek ısmarlarım, bu da böyle biline ...

12 Eylül 2006

Sağdaki ÇAKKIDI soldaki HOPPİDİ

Bugün bu fotoğrafın de içinde olduğu grubu Bülent kardeşim gönderdi. Sağolsun. Temmuz'da Bodrumda çekilenlerden. Şimdilerde ÇAKKIDI modamız var. Şarkıya tapıyorlar, özellikle Ada. "Çakkıdı eeeeee" diye ağlanıyor bazen. Defne de aynen taklit. Geçen gün sordum hanginiz çakkıdı hanginiz hoppidi diye. Başlıktaki paylaşım oluştu. Çizgi film Bambi'ye bayılıyorlar. Bir de Şrek elbette. Nemo'yu unutmayalım. Bu aralar tuvalet eğitimi derdimiz var. Bir yandan da kendi kendilerine yemek yemelerini öğretmeye çabalıyoruz. Her ne kadar önce bu işleri bakıcılara öğretmek lazımsa da. Neyse o konuya girmeyelim, sinirler geriliyor hafiften...

11 Eylül 2006

İzmir hikayeleri - Doğanbey / Karina


30 Ağustos günü öğlen saatleri civarında dostlarımız Esma ve Cem'le beraber Söke-Priene üzerinden önce eski Doğanbey köyüne ardından da Karina'ya gittik. Doğanbey terkedilmiş eski bir Rum köyü. Son dönemde evler İzmir ve İstanbullu gruplar tarafından alınıp restore ediliyor. Fethiye Kayaköy'ün daha egzotik ve küçük versiyonu diyebiliriz. Sevgili Gülru ve akrabalarının da evleri var burada, yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin. Hemen ardından Karina'ya gittik ve süper balık, süper atmosferde rakıları götürdük. Zaten tek bir mekan var, Sahil Restoran. Komik de bir hesap ödedik. Dönüş yolunda Efes'e (günbatımında muazzam oluyor) uğrayıp neredeyse tek başımıza Efes'i arşınladık. Aslında zaman olsaydı tüm Söke ovasına hakim, büyülü atmosferiyle Priene'e uğramak lazımdı ama başka zaman... Detaylı bilgi için :
http://tr.wikipedia.org/wiki/Dilek_Yarımadası_-_Büyük_Menderes_Deltası_Milli_Parkı