So you think you can tell... heaven from hell...

29 Kasım 2006

Tanrım beni, hatta sülalemi baştan yarat!


İlke sayesinde bu tip programlara aşina oldum. Extreme Makeover'la başlayan, The Swan'la devam eden akımın son halkası Rennovate My Family olmuş. Adamlar bir ailenin evini tamamen yıkıp, 1 haftada yeniden yapıp, tüm aile bireylerinin tip ve kıyafetlerini yenilemekle kalmıyorlar, aralarında sorunlar varsa ya da bireylerin psikolojik sorunları varsa bunları da çözüyor, çözüm sürecini başlatıyorlar. Digitürk 8.kanal FoxLife'da yayınlanıyor. Hastası oldum, duyurulur. Belki de bazen bu sürece ihtiyaç duymuş bir sülalede büyüdüğüm içindir. Kendi ailemde böyle sıkıntılarımız yok. Hoş biri gelse yağlarımızı alıp, üst başımızı yenileyiverse hayır da demezdim ama, neyse :)

28 Kasım 2006

At yarışına gittik !

Esma, Cem, Meltem, Nazif, İlke, Ada, Defne ve ben pazar günü gaza geldik, at yarışına gittik. İzmir'in ilk pazar yarış günü olduğu için tıklım tıklımdı. Hipodromun atların koştuğu bölümüne süper bakmışlar da insanların bahis oynadığı veya yarışları izlediği bölümler yani tribünler aynen 10 sene önceki gibi. Rezalet. Neyse altılı ilk ayakta yattı, ikinci ayakta İlke ikili tutturdu. Başka da bişey tutturamadık, ama çok eğlendik. Kızlar başta süper huysuzluk yaptılar, yemek yiyince normale döndüler. Açken ve uykuları gelince anormal hareketler yapıyorlar. Akşam da dönünce kağıt oynayarak kumara devam ettik. 8.5 YTL kazandım !!! Amerikan diye bi oyun öğrettiler. Zor adapte oldum ama paraları da götürdüm sonunda :)

24 Kasım 2006

Öğretmenler Günü ve İzmir Fen Lisesi


Okulu özlemişim. 3 yıl, yatılı, şamatalı, keyifli geçmişti. Kendi ayaklarım üzerinde durmayı orada öğrendim. Aradan çok zaman geçmiş. 32 yaşındayım ve şu anda 3.sınıfta olanlar 16 yaşındalar. Yarı yarıya! Resmen yaşlandığını böyle anlıyor insan. Okul imkanlar olarak çok ileri gitmesine rağmen eğitim kalitesi yerlerde sürünüyor. Yeni bir müdire gelmiş (okulun ilk bayan müdürü!) Azimli, istekli biri. Ama asıl İl-İlçe milli eğitim müdürlüklerinden "iyi" öğretmen ataması yaptırmak lazım. Eğer kaldıysa tabi ... Sınavla öğretmen alınırdı okula ve onlar bile yetersiz kalırdı. Şimdi tam felaket. Yeni mezun hoca da var, ÖSS'de 20000. olan çocuk da var. Sosyal, bilimsel hiçbir proje yok. Aslında genel eğitim sisteminin çöküşünün bir parçası bu da. Daha fazlası değil...

15 Kasım 2006

Babil



Arriaga /Inarritu ortaklığının 3.sonucu Babil'e gittik dün akşam. Film tıpkı Amores Terros (Paramparça Aşklar, Köpekler) ve 21 gram gibi bir şekilde kesişen hayatlar üzerine kurulu. Bunun biraz sıkıcı olmaya başladığını itiraf etmeliyim. Özellikle onlar açısından. Ama seyirci olarak her zaman bunun gibi filmlerle karşılaşmadığımız için çok da sorun yok aslında. Tesadüf / kaos teorisi meselesine İlke güzelce kafa yordu aslında. Japon o silahi hiç vermeseydi bunlar olur muydu? Orası belli değil ama anlatım tarzı, gerçeklik hissi hat safhada bir yönetmenlik ve çok çok iyi oyunculuklar var filmde. Hikaye çok yeni olmasa da biçim insanı çok etkiliyor. Bir de kötü birşey olma ihtimali insanı çok üzüyor, sıkıyor. Özellikle çocuklar işin içine girince biz daha bir etkilendik ...

Çiçekliköy, İlke, Lost ve kızlar

İlke'nin doğum günü için Çiçekliköy'e gittik geçen pazar, dostlarla birlikte. Güzel bir gün geçirdik ama en çok tadını çıkaran elbette kızlar oldu. Ata, eşeğe, katıra ne buldularsa bindiler. Özellikle Ada'nın doğuştan bu işlere aşikar olduğunu söyleyebilirim. Kemal'in yeri süper ucuz ama servis berbat. Etler fena değil. Bir dahaki sefere Çamaltı'nı deneyeceğiz. İlke'nin beklemediği bir anda ortaya çıkıveren Ayna iyi oldu :) Akşam spontane king + ohel ruhumuza iyi geldi.
Lost 306 ile sezon ara finalini yaparak bir kez daha hepimize "has..tir" dedirtti. Bu kadar uzun ara verilir mi? 7 Şubat 2007'de dönüyor. Bekleyip göreceğiz ...
Bu aralar Defne'nin uyku sorunu ile uğraşıyoruz. Bir türlü uyumak bilmiyor, hem öğlen hem de gece uykusuna zorlukla, çok bekleyerek dalıyor. Öğleyi pas mı geçsek acaba ama çok erken daha. Neyse zamanla karar vereceğiz ...
Çağın kardeşimiz Galler'den döndü. İyi oldu, burada bir sağlam elemanımız daha var :)
Tolga ve eşi Aslı'ya uğradık bir gün. Aslı'nın karnı burnunda, Demir bebeğe şimdiden uzun ömür, güzel, sağlıklı bir yaşam ...
İFL listesi hareketlenmiş. Sonradan haberim oldu. Toplantıya çağırdı Erkin. Kısa da olsa katıldım, iyi oldu. 25 Kasım'da kongre olacak, maraz çıkmazsa katılacağım ....

02 Kasım 2006

İstanbul ayrı bir dünya


Dört gün boyunca İstanbuldaydık Tüyap için. Fuarın, kitabın konuları bir yana dursun İstanbul almış yürümüş arkadaşlar. Bir akşam Levent Kanyon'a gittik. Mimari üst düzeyde, şehrin göbeğine ancak bu kadar farklı ve güzel bir yapı kondurulabilirdi herhalde. İnsan kendini kesinlikle NewYork'ta falan hissediyor. Harvey Nichols ve adını bile bilmediğim bir sürü deli pahalı marka var. Lacoste ara alanlara sığışmış, siz düşünün. Haagen Dazs dondurması, Wagamama'ya mutlaka uğrayın derim. Açık fusion tarzı mutfaklar, içi / fuayesi süper modern sinema salonlarıyla kelimenin tam anlamıyla dibimiz düştü. Sadece Kanyon da değil, gündüzü, gecesi, çalışkanlığı, farklılığıyla İstanbul bana ilk defa "yaşanabilir" geldi. İki büyük sorun var tabi: Korkunç trafik ve güvenlik. Uzakta yaşamanız lazım. O zaman da çocukları sadece pazar günü görebilirsiniz. Neyse İzmir'e döndük ve şunu çok net anladım: İzmir çok rahat ve ferah bir şehir. Sorunu insanların yavaş, trafikte salak olmaları ve şehrin hala bir kasaba gibi yönetilmesi. Ha bu arada bi akşam Kumkapı bi akşam da Samatya- Develi yaptık. Süperdi. İstanbulda olsam herhalde deli para harcardım ve 500 kilo olurdum diye düşünüyorum, insan kendine hakim olamıyor.