
Bu fotoğraf çekildikten üç gün sonra babam felç oldu ve yaklaşık 6 ay sonra da aramızdan ayrıldı. 27 Mart 2005'te annem haberi verince hem çok üzülmüş hem de onun için sevinmiştim. Babamı tanıyanlar bilir, şişman, 100 kilo civarında biriydi. Öldüğünde 45 kiloydu. Bitmişti. Yerin 2 metre dibine naaşı ben -kolaylıkla- indirdim. Çabuk ölmek iyi birşey. Neyse, acısının sona ermesi fikri beni rahatlatmıştı. Hala da teselli oluyor. Ama yine de onu çok özlüyorum. Ailemin içinde en iyi anlaştığım kişiydi. Yalnız kaldım bu anlamda. İyi bir baba, avukat, çok güzel bir insandı. Geçen gün mezarına gittik hep beraber. Bir yıl olmuştu. Kardeşimin de bizimkilerden 4 ay büyük bir oğlu var. Hepsi oyun, şamata derken kaynadı gitti hüzün. İyi de oldu. Dedim ki kendi kendime: Sinan üzülme, bu fotoğraf, senin ailen, mezar başı şamata babana verebileceğin en büyük armağandı. En azından bunu görerek, bilerek gitti. Beterin beteri var, ne iyi insanlar bunu bile göremeden gidiyor. İşte böyle ....
1 Comments:
Fehmi amcayi ben de burada anmak isterim, gec oldu ama olsun. AR Eglesin. Fotografi da ben cekmistim, dun gibi hatirliyorum, odada donup donup foto cekmistik, bir kopyasi bendedir, buzdolabimin kapaginda...hey gidi hey...
04 Mayıs, 2006 21:30
Yorum Gönder
<< Home