So you think you can tell... heaven from hell...

28 Mart 2006

Muhteşem: Terapi gibi

Homofobik değilim ama iki erkeğin sevişme sahnesine de tam olarak hazırlıklı değildim açıkçası. İtiraf edeyim. Ama "onların gözünden" meseleye bakınca, ne kadar dışlandıklarını, kendilerini gizlemek zorunda kaldıklarını bu kadar net, bu kadar naif bir biçimde görünce "tedavi oldum". İnanılmaz hüzünlü, buğulu, insanın boğazında düğümlenen bir film. Ang Lee'nin ellerinden öperim. Başka bir yönetmen muhtemelen berbat ederdi filmi. Filme geçen cuma (24.03) yani ilk günü gittik salon bomboştu. Demek ki millet olarak önyargılı, zayıf, geriyiz bu konuda. Jake Gylennhall: Bu kadar mı aşık bakılır? Sanırsın ki adam gerçekten gay. Bir bakışta anlaşılamayanlardan. Zaten homofobiklik de burada yatıyor: Bütün gayları garip konuşan, kadınsı tavırlı, kadınsı giyinen hatta muhtemelen kendini satan olarak algılıyoruz. Aslında öyle olmadıklarını öğrenebilsek belki de toplumda bu kadar gizlenmeleri, utanmaları gerekmeyecek. Kavuşamayan, kendi istedikleri değil, başka kalıplara sıkışmış hayatlar yaşayan iki adamın hikayesi. Görüntü yönetmeninin de ellerinden öperim. Tablo haline getirmiş filmi. Heath Ledger: Güçlü ama zayıf, tutkulu ama sakin, yalnız adam: mükemmel bir performans. Muhtemelen kendisi bile bu performansını bir daha yakalayamaz. Yeni Indiana Jones adayım bu arada. Devam filmi çekecek olsaydım Jude Law'u ya da onu seçerdim. Bu filme çocuklar gitmesin, aman ailemle gidemem, "toplumun değerleri" zarar görür gibi yaklaşımları getiren devlet, bu önyargılarla gitmeyen "toplum" olarak da hastayız. Onlar değil. Ya "toplum"un "çoğunluğu" gay olsaydı da bir kızla "görünmek" ayıp sayılsaydı? O zaman ne yapacaktınız?

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home