So you think you can tell... heaven from hell...

30 Mart 2006

İzmir hikayeleri - Kalamaki

Aslında Kalamaki ismi Yunan adalarından. Burası daha çok Dilek yarımadası diye de biliniyor. Bir tarafında Kuşadası Güzelçamlı, diğer (güney) tarafında Karine ve Doğanbey köyü. Bu saydığım yerlere gitmeden ölmeyin. Yarımada yeşillikler içinde bir Milli Park. Deniz: 5-6 tane muazzam koy, dağ: yemyeşil bir ağaç/ bitki/ maki/ hayvan çeşitliliği. Kum isteyene kum, çakıl isteyene çakıl koylar sıra sıra dizili. Ben (adını hatırlamıyorum) en sondaki koydan memnun, deniz hemen derinleşiyor, bir atlayıp bir çıkarım her gittiğimde. Karine'ye bu noktadan geçiş yok. Davutlar-Söke-Priene-Karine diye gideceksiniz. Doğanbey'e de aynı şekilde. Burası eski bir Rum köyü. İstanbul keşfedeli 10 yıl kadar oldu. Karine'ye giderseniz sadece bileğinize kadar gelen suda yürüyün ve salaş balıkçılarda karnınızı doyurun mutlaka. Priene, belki daha sonra, Milet ve hatta Didim de yarımadanın güney kanadındaki ziyaret noktaları. Menderes'in doldurduğu verimli toprakları keşfedin. Hatta isterseniz, eski körfez şimdi göl Bafa'ya uzanın, zeytinler arasında Ege'nin farklı yönlerinin tadına varın. Of be. İyi ki Egeliyim. Ve burada yaşıyorum :)

1 Comments:

Blogger blueprint said...

En sondaki koyun adı KARASU.
Çoooooooook güzeldir.

07 Kasım, 2007 14:33

 

Yorum Gönder

<< Home