So you think you can tell... heaven from hell...

27 Haziran 2009

Bence ölmedi


Kalbimizde değil ama biryerlerde yaşıyor. Bakın şimdi, durumu düşünün. Bir sürü borcunuz var, popülariteniz bitmiş, albüm satamıyorsunuz, klipleriniz ekranlarda dönmüyor, şarkılarınız radyolarda çalınmıyor, konser turnesi açıklamış organizatör şirketten avans almışsınız fakat konserlere çıkacak mecaliniz yok. Birden ölüyorsunuz ve bütün sorunlarınız çözülüyor, bunların hepsi tersine dönüyor. Üstüne üstlük bir de kendi cenazenizi izlemek gibi benim de hayal ettiğim bir kazancınız var. Nasıl? Olmaz mı? Yandaki fotoğraftaki gibi bir adam ancak bunu yapabilirdi. Neden öldüğü, nasıl öldüğü belli değil. Fotoğraf var bir tane, ne zaman nasıl çekildiği belli değil. Neyse komplo teorileri bol bende. Yıllar sonra Michael Jackson ben ölmedim, yaşıyorum, durum buydu, yapmak zorundaydım derse şaşırmam. Kanuni olarak cezası var mı? Olmayabilir.

26 Haziran 2009

Şıracının şahidi bozacı


Belge gerçek mi değil mi? Herkes buna kilitlenmiş. Askeri savcılık da gerekçelerini sıraladı belgeyi gerçek bulmadığını, kovuşturmaya yer olmadığını söyledi topu sivillere attı. Zaten top niye sendeydi? Suçu işlediği iddia edilen de asker, yargılayan da asker. TSK'nın başı diyor ki bu bize anayasayla verilmiş haktır. 3 tane darbe yaptıklarında da bu bize anayasayla verilmiş görevdir diyorlardı. Al bak ne oldu? Türkiye nereye geldi. Solculardan kurtulacağız diye bunları TSK pompalamadı mı zamanında? Şıracının şahidi bozacı. Az önce radyoda konuşmasını canlı dinledim, masaya yumruğunu vurdu resmen. Bu karara saygı duymazlık edemezsiniz diyor. Sen kimsin? Benim düşüncelerime sen mi karar vereceksin? Bir sürü insan, arkadaşlarımızın bazıları bile, bunları destekliyor, irticanın önünde bir tek asker var diyor. Neyse yazıcam şimdi bir sürü şeyi başım belaya girecek zaten adımız çıkmış. Türkiyenin acilen askerler tarafından yapılmış bu anayasayı çöpe atıp, sivil, anti militarist bir anayasa yapması lazım. Tayyip bile yapsa bundan iyidir. Ciddiyim.

25 Haziran 2009

Saçım dökülüyor


Yaşlanıyorum demek ki. Bunu daha önce de çeşitli şekillerde anlamıştım ama geçen hafta berber tıraş sonrası klasik hamlelerinden birini yapıp aynayla arka plan görüntüsü verince dur dedim. Abi ne var dedi. Dur bakayım dedim saçım dökülüyor benim. Yok abi senin iki tane döner var kafada o yüzden sana öyle görünüyor falan dedi yalan tabi. Resmen saçım dökülüyor. Geçen gün bir saç yeniden yapılandırma kiti aldım, bugün de kullanmaya başladım. İşe yarar mı bilmiyorum, denemedim demem en azından. 35 yaşını bitirmek üzere, babası- dedesi zerre kadar saç dökülmesi yaşamamış biri için biraz düşündürücü tabi. Neden benim saçım dökülüyor? Yeme içme, iş yapma ve diğer bazı rutinlerimi gözden geçirmeliyim. Sağlam bir uyarı oldu aslında. Sadece saç yapılandırma malzemelerini deneyerek bundan sıyrılmaya mı çalışıyorum acaba?

Geri döndüm

Uzun zamandır yazmıyordum. İçimden gelmiyordu. Bir sürü sebep de sıralanabilir ama en basitini ve gerçeğini söylüyorum: Canım yazmak istemiyordu. Ne oldu da şimdi yazmak istiyorum? Onu da bilmiyorum. Ama yazmış olmayı istediğim çok şey oldu, belki 2007'de bıraktığım yere döner, o zamandan bugüne eskiyi de yazarım. Bundan sonra başımdan geçenleri, düşüncelerimi, isteklerimi, sorunlarımı, birçok şeyi buraya yazıp belki rahatlarım, iyi gelir diye düşünüyorum. Bakalım...